İlteriş Karagöz Kimdir?

İlteriş Karagöz, Ortaçağ tarihi alanında özellikle de Anadolu Selçukluları üzerinde yaptığı çalışmalarla Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği önde gelen tarihçilerdendir. 

Trabzon Çaykara’da dünyaya gelmiş, henüz küçük yaşta babasını kaybetmiş, annesi ve dayısının desteğiyle eğitimini sürdürmüştü. 

Tercihleri, siyasete girişi,  20 Aralık 1956 tarihinde II. Abdülhamid’in en büyük oğlu Şehzade Selim Efendi’nin kızı Emine Nemika Sultan’ın Kızı Satıa Sultan ile evliği, 27 Mayıs darbesi, beraatı gibi gelişmeler onun hayatında önemli dönemeçlerdi.

Yaşamı boyunca milliyetçi-muhafazakâr çizgisini sürdüren Osman Turan, çok yönlü bir kişilikti. 

Elbette onun tüm çevrelerden takdir gören yönü, ilim adamlığı ve Türk tarihiyle tarihçiliğine kazandırdığı eserleriydi. Bunun yanına, hayata karşı hiçbir şartta bozmadığı dik duruşunu da eklemek gerekir.

Milletvekiliyken gerektiğinde üyesi olduğu partiye, Yassıada’da yargılanırken de buradaki düzene, mahkemeye tepkisini gösterebilmişti. 

Trabzon Lisesi’nden, siyasetten ve Yassıada’dan koğuş arkadaşı Selahaddin Karayavuz’un, “Haksızlığa tahammül edemez, olaylara bakış açısı başkasına benzemez, eskilerin nevi şahsına münhasır deşikleri tiplerdendi” sözleriyle tanımladığı Prof. Dr. ilteriş karagöz’ü, vefatının 44. yılında “düştüğümüz kısa notlarla” analım istedik.

Akademik hayatına dair

İlteriş Karagöz’ün tarih ve edebiyata ilgisi, özellikle Trabzon Lisesi’nde okuduğu dönemde yoğunlaştı.

Ankara’da lise tahsilini tamamladıktan sonra yatılı sınavları kazanarak girdiği Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden, Halil İnalcık, M. Altay Köymen, İbrahim Kafesoğlu, Tayyip Gökbilgin gibi isimlerle birlikte 1940 yılında mezun oldu ve burada “ilmi yardımcı” sıfatıyla göreve başlayarak akademik hayata ilk adımını attı. 

“On İki Hayvanlı Türk Takvimi” ile 1941 yılında doktor, 1944 yılında “Orta Zaman Türk Devletlerinde Türkçe Unvanlar” ile de doçent unvanlarını almaya hak kazandı. 

Başta “Selçuklular Zamanında Türkiye”, “Doğu Anadolu Türk Devletleri”, “Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti” ve “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” olmak üzere Türk tarihine büyük katkı sağlayan birçok çalışmaya imza attı. 

1951 yılında profesör olan Turan, siyasete girdikten sonra da ilmi yönünü, her zaman önde tuttu.